Anayasa – AKP’den demokratik bir Anayasa çıkar mı?

a

AKP'den demokratik bir Anayasa çıkar mı?Anayasa İktidar, 18 yıldır her zaman yaptığı gibi, tam da işleri eline yüzüne bulaştırmışken konuyu dağıtıp gündem değiştirme çabasında. Halkın ekonomik bunalımı, Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin eylemleri, anketlerde AKP-MHP koalisyonunun içler acısı hali filan derken, durduk yere bir Anayasa tartışması peydah oldu. Bu yazıda da görüleceği üzere, AKP gündem belirleme ve tüm toplumun bu gündemi tartışmasını sağlama konusunda gerçekten usta.

Hatırlanacağı üzere, bir önceki Anayasa değişikliğinde, yani 2017 yılında, AKP bize Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçilsin mi geçilmesin mi diye sormuştu. Anlatılanlara göre, tarihsel olarak Türk devletlerinin  yapısına en uygun düşen sistem aslında başkanlık sistemiydi. Bu sisteme geçersek ülke hızlıca kalkınacak, 2023 hedeflerine ulaşma noktasında büyük bir eşiği geçecekti. Artık siyasi kararlar daha hızlı alınacak, Türkiye’de koalisyonlar dönemi bitecek, ülke demokrasi ve hukuk noktasında adeta uçuşa geçecekti.

Türkiye’de ne değişti?

Sistem, referandumda onaylandı ve uygulamaya geçildi. 3 yılda ne oldu? Türkiye’de ne değişti? Çağ mı atladık, daha zengin mi olduk, yeni buluşlar mı icat ettik, daha demokratik, daha özgürlükçü bir ülke mi olduk? Güldürmeyin Allah aşkına, daha bu ülkede bir üniversite öğrencisi Cumhurbaşkanı’na eleştirel bir mektup bile yazamıyor. Onun yerine bir organize suç örgütü lideri yeni koalisyon ortağı olarak siyasete el uzatıyor. Bu ülkede ekonomi tarihinin en kötü dönemini yaşadı, hukukta hiç olmadık facialar yaşandı, kadın cinayetleri zirve yaptı, kamuda torpil sıradan hale geldi, ülke dünyada en çok gazetecinin hapse atıldığı ülke oldu… Saymakla bitmez, yazı uzar gider.

Anayasa Mahkemesi

Daha bu ülkede Anayasa Mahkemesi‘nin verdiği kararlar yerel mahkeme tarafından uygulanmıyor; yerel mahkeme, ülkenin en yetkili ve son karar mercii olan Anayasa Mahkemesi’ne kafa tutuyor da siyaset sahnesi olan biteni izliyor; bu iktidar mı yeni, demokratik bir Anayasa yapacak?

Fikrini beğenmediği herkesi terörist ilan eden, onları hapse atan, herkese üstten bakan, halkı eve ekmek götüremezken halkın parasıyla yaptığı sarayda felekten geceler çalan, sokağın dilinden asla anlamayan, modern hayatın getirdiği yeniliklere kafası basmayan bir iktidar mı hukuk reformu yapacak? Külahım burada değil, sonra anlatırsınız.

1921 Anayasası ruhuyla

Bu ülkeyi yöneten Siyasal İslamcıların kalplerinden geçeni gizleyemediklerine sık sık şahit oluyoruz. Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, yeni Anayasa’yı “1921 Anayasası ruhuyla” hazırlayacaklarını söyledi. 1921 Anayasası’nda ne var? Aslında bu bir Anayasa bile değil. Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde Ankara’da kurulmakta olan yeni devletin, yerel teşkilatlanması ile ilgili 23 maddelik bir metin. Zaten ismi de bu yüzden “Teşkilat-ı Esasiye”. Bu metinde kuvvetler birliği var örneğin, sonra, illere “özerklik” tanıma hakkı var, sonra, şeriat var! Bugün Türkiye kuvvetler ayrılığı değil kuvvetler birliği sistemine mi geçecek resmi olarak? (Gerçi geçildi bile ama, neyse.) Ya da illere özerklik mi verecek? Şeriat hükümleri mi uygulanacak? Abdülhamit Gül, 1921’i neden referans alıyor? Devlet Bahçeli bu özerklik işine ne der? Hırsızlık yapanın kolu kesilecekse, yolsuzlukla geçinen bunca insan ne yiyip ne içecek, taş mı kemirecek? Neyse…

AKP’nin ali cengiz oyunları

Sözün özü, dostlar; neresinden tutarsanız tutun mantıklı hiçbir noktası olmayan, yine içi boş bir tartışma iklimine doğru savrulduk. İktidar, bütün olumsuzlukları bir süre de olsa unutturacak. Ama muhalefetin bu oyuna gelmemesi, AKP’nin ali cengiz oyunlarına kanıp yeni Anayasa için masaya oturmaması, hiçbir şeyden ödün vermemesi gerekiyor. Yoksa artık bir daha geri dönüşü olmayacak şekilde “tam” bir dışa kapalı Ortadoğu ülkesi oluruz.

Benzer İçerikler

Editör: DurSoft

Haber ve Köşe yazılari Güncel konularda yazılmış ekonomik gündem köşe yazılarını yayınladığımız kişisel haber kanalımız dursoft.com.tr web sitemizde yayınladıgımız bütün içerikler web sitemizde ayittir kaynak belirtilmeden kulanılmamalıdır.