Ekonomi Uçurumun Kıyısında

a

Ekonomi Uçurumun Kıyısında

Ekonomi Uçurumun Kıyısında Güçler ayrılığı. Denge ve denetim. Kurumların karar almadaki bağımsızlığı. Bunlar, demokrasinin bel kemiği olan, olmazsa olmazları. Maalesef bizde demokrasinin yalnızca “sandığa” indirgendiği, geri kalan unsurların göz ardı edildiği bir anlayış var. Evet, demokrasi için seçimler zorunlu bir koşuldur; fakat bir şeyin gerçekleşmesi için başka bir şeyin gerekli olması, onun yeterli olması anlamına gelmiyor. Türkiye’deki sorunların büyük bir kısmı, devleti yöneten kurumların siyasi baskı görmeleri ve karar almadaki bağımlılıklarından kaynaklanıyor. Elbette buna yol açan anlayış, kamu kurumlarındaki işe alımların liyakat unsuru gözedilerek yapılması ve her şeyi tek bir siyasi otoritenin insafına bırakan hukuki düzenlemeler. Türkiye’de bugün, kurumları olmayan bir devlet inşa ediliyor. Ülkenin çeşitli alanlarındaki her kurum, Beştepe’deki dar bir kliğin kontrolüne alınarak işlevsizleştiriliyor. Fakat bazı kurumlar var ki, dokunanı yakan, ülkede yaşayan herkesin direkt olarak soluduğu havayı etkileyen kurumlar; bunlara müdahale etmemek gerekiyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası bunlardan biri.

Oy uğruna ekonomi

Hükümetlerin siyaset ve oy uğruna ekonominin temel yapı taşlarını iğdiş etmelerinin, ekonomi yönetiminde norm olarak kabul edilen anlayışları alt üst edip kişisel çıkarları için kullanmalarının önüne geçebilmek için, uygar ülkelerde merkez bankaları bağımsızdır. Çünkü siyasetçiler bugün alacakları oyu düşünür, oysa ekonomistler yarını planlar. Kısa vadeli çıkarlarla uzun vadeli çıkarların çatıştığı noktalarda ise bizde olduğu gibi merkez bankası başkanlarına müdahale edilir, işlerini yapamaz hale getirilirler. Aşağı yukarı 10 yıldır yaşadığımız ekonomik problemlerin temel nedeni budur.

Yüksek faiz

Türkiye, yüksek faiz e karşı olup dünyanın en yüksek faizini veren ülkelerinden biri. Dünyanın en yüksek enflasyonuna ve en yüksek işsizliğe sahip ülkelerden biri de yine şükürler olsun, biziz. Faizleri indirdim, iki gün sonra canım sıkıldı hop kaldırdım anlayışıyla bu kadar oluyor. Çocuk oyuncağına döndürülen koca bir ülke, bugün derin bir stagflasyon içinde. Stagflasyon; yani hem ekonomik durgunluk var, hem yüksek enflasyon var, hem yüksek işsizlik var. Maşallah, aldık mı hepsini birden almışız. Biz de bu yakışır tabii… “Siz bu kardeşinize yetkiyi verin, ondan sonra bu faizle nasıl mücadele edilir görün” demişti; verdik yetkiyi, gördük etkiyi.

Benzer İçerikler

Editör: DurSoft

Haber ve Köşe yazılari Güncel konularda yazılmış ekonomik gündem köşe yazılarını yayınladığımız kişisel haber kanalımız dursoft.com.tr web sitemizde yayınladıgımız bütün içerikler web sitemizde ayittir kaynak belirtilmeden kulanılmamalıdır.