Erdoğan’dan acı itiraf

a

Erdoğan’dan acı itiraf

Erdoğan’dan acı itiraf Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Melih Bulu’ya yönelik protestoların ve istifa çağrılarının ardından yaptığı konuşmada, “Melih Bulu istifa etsin diyorlar, yürekleri yetse Cumhurbaşkanı da istifa etsin diyecekler.” dedi. Aslında bu, ülkede protesto ve ifade özgürlüğünün olmadığının birinci ağızdan itirafı niteliğinde bir açıklamaydı. Artık bu durumu yalnızca fiili olarak göstermekle kalmıyor, sözlü olarak da belirtiyorlar. Bu çok açık ki çaresizliğin sonucu. Son zamanlarda anketlerin gösterdiği negatif sonuçlar Beştepe’de hiç olmadığı kadar köşe sıkışmışlık yaratmış olmalı. Köşeye sıkışan da tehditkâr olur, eline ne geçerse karşısındakine atar, hayatta kalabilmek için canhıraş bir şekilde her şeyi göze alabilir. İktidarın şu anda yapmakta olduğu şey bu.

Türkiye’de çok uzun zamandır ifade özgürlüğü kavramının neredeyse hiç olmadığını, bitme noktasına geldiğini görüyoruz. İnsanların düşündüğünü bir başkasına aktarma, kendilerini yönetenleri eleştirme ve gerekirse istifaya davet etme özgürlüğü en temel haklarıdır. Erdoğan’dan acı itiraf Ekmek gibi, su gibi bir ihtiyaçtır. Maalesef AKP iktidarı döneminde bu ihtiyacın baskılandığına, gerekirse zor kullanma suretiyle engellendiğine sık sık şahit oluyoruz. Artık ifade özgürlüğü yok, sadece düşünce özgürlüğü var. İstediğin şeyi, istediğin yerde, istediğin şekilde düşün; yeter ki bunu ifade etme, dile getirme. O zaman başına gelecekler konusunda sana garanti veremem. Tabii ki beni öveceksen bu kural geçerli değil, o zaman başkalarına hakaret etme pahasına beni övebilirsin; bizim hukukumuz seni korur, endişelenme.

Siyasal İslamcıların kendi siyasi ajandalarına engel teşkil edecek her türlü hareketi ve düşünceyi ne siyasi ne dini açıdan meşru gördüklerinin en güzel kanıtlarından biri de Boğaziçili Şeyma idi. Normal şartlarda başı kapalı, babası İslami bir yardım derneği olan İHH’nin Düzce İl Başkanı olan bir profil, uzaktan tam da AKP’nin mütedeyyin kesimlerinden biri gibi duruyor. Erdoğan’dan acı itiraf Fakat sırf iktidarın hoşuna gitmeyen bir eylemin içinde yer aldığı için o bir “terörist.” Zaten tam da bu nedenle, gözaltına alınırken başörtüsü zorla çıkarılmak istenmedi mi? Kamuoyuna eylemci öğrencilerin terörist, din düşmanı, laik kesimden olduğunu gösterme amacına zıt bir görüntü oluşturuyor Şeyma. Yani iktidar için siyasi görüş ayrılığı, din kardeşliğinin önüne geçiyor.

Çok temel bir özgürlük alanı olan ifade ve protesto özgürlüğünün yok sayılması, barışçıl eylemlerin polis zoruyla bastırılması, yüzlerce öğrencinin gözaltına alınması, hepsinin apar topar terörist ilan edilmesi, “Kendimizi başka yerde değil Avrupa’da görüyoruz. Geleceğimizi AB ile kurmayı tasavvur ediyoruz.” sözlerinin de, bu ülkede bu iktidar tarafından hiçbir hukuk reformunun yapılamayacağının da kanıtı oluyor maalesef.

Benzer İçerikler

Editör: DurSoft

Haber ve Köşe yazılari Güncel konularda yazılmış ekonomik gündem köşe yazılarını yayınladığımız kişisel haber kanalımız dursoft.com.tr web sitemizde yayınladıgımız bütün içerikler web sitemizde ayittir kaynak belirtilmeden kulanılmamalıdır.