Milli Uzay Programı – Uzayın da yerli ve millisini isteriz!

a

Milli Uzay Programı Milli Uzay Programı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 10 şubat tarihinde vereceğini söylediği müjdeyi açıkladı. Erdoğan’ın bahsettiği müjde, Türkiye’nin gelecek 10 yılki uzay politikalarını içeren hedeflerinden oluşan bir programı içeriyor. Öncelikle, açıklanan somut hiçbir gelişme olmaksızın, yalnızca “hedefler manzumesi”nden oluşan bir programa “müjde” demek ne kadar doğru, anlaşılır gibi değil. İnsanlara müjde vereceğinizi söylüyorsunuz, kameralar karşısına geçip açıklama yapıyorsunuz ve söylediğiniz tek şey “Uzaya araç göndereceğiz” cümlesinden ibaret. Müjde nerede Allah aşkına? Üstelik müjde vere vere müjde kelimesinin de haddinden fazla tırmıklandığı, anlamını yitirdiği de bir gerçek. Hatırlayalım, Milli Uzay Programı 18 yıllık AKP iktidarı döneminde kaç kez “doğalgaz bulduk” müjdesi verildi ve bu doğalgaz yataklarının kaç tanesi faaliyete geçti? Hal böyleyken, size neden inanalım? Türkiye’de siyaset günlüktür. Bugün verilen vaatler yarın unutulur. Hatta çoğu zaman yalancının mumu sönmek için yatsıyı dahi beklemez. Hele de seçimlerin neredeyse kan davasına döndüğü bir yerde, verilen vaatler bir ilden diğer ile geçerken unutulur gider.

Programın ismi bile tuhaf

Her şeyden önce müjdelik programın ismi bile tuhaf. “Milli Uzay Programı” ne demek oluyor? Her şeyin yerlisi ve millisi makbul diyerek, uzayı da mı yerli ve milli bir hale getireceğiz? Ona da mı bu perspektiften bakacağız? Tam aksine, uzay araştırmalarında dünyayı yakalayabilmek için evrensel, bilimsel bir kafa gerekli. Milli Uzay Programı Fakat Türkiye’nin ne yazık ki uzay ülküsünü gerçekleştirebilecek ne zihin yapısı, ne bilimsel bakış açısı, ne teknik altyapısı ne de parası var. Dünyanın gelişmiş ülkelerinin uzay programlarına ayırdığı bütçelere şöyle bir bakmak yeterli:

ABD 23 milyar dolar
Çin 8 milyar dolar
Hindistan 2 milyar dolar
Rusya 1,7 milyar dolar
Almanya 1,3 milyar dolar
Japonya 500 milyon dolar
Kanada 300 milyon dolar.

Türkiye?
5,4 milyon dolar.

Aradaki bu devasa fark nasıl kapanır?

Aradaki bu devasa fark nasıl kapanır? Türkiye’nin bu ülkelerin eriştiği bilimsel başarılara erişmek için kaç seneye ihtiyacı var? Çin Ay’dan Dünya’ya taş getiriyor, yüzölçümü Konya’nın yalnızca iki katı olan Birleşik Arap Emirlikleri Mars’a gitti; biz hâlâ “2023’te Ay’a gideceğiz” diyerek müjde veriyoruz. Türkiye Uzay Ajansı bile daha 2018 yılında kuruldu. Millet Ferrari kullanırken, biz merkeple yola devam ediyoruz. Üstelik kadınları aşağılayan dilimizi de asla esirgemiyoruz. Baksanıza, Tayyip Erdoğan, Milli Uzay Programı Türkiye’nin hedeflerinden birinin uzaya bir Türk göndermek olduğunu, hatta bu vatandaşın “belki bir bayan bile olabileceğini” söyledi. Ne kadar sevinsek az, böyle bir Cumhurbaşkanı her ülkeye nasip olmaz.

Sonuç olarak, AKP iktidarının bu tarz büyük atılımlar yapabilecek ne yeteneği ne de isteği var. Muhtemelen üç gün sonra unutulup gidecek, daha önce yüzlercesini gördüğümüz müjdelerden biri olacak bu da. Bu vaade inanmak için gerçek anlamda saf olmak lazım.

Benzer İçerikler

Editör: DurSoft

Haber ve Köşe yazılari Güncel konularda yazılmış ekonomik gündem köşe yazılarını yayınladığımız kişisel haber kanalımız dursoft.com.tr web sitemizde yayınladıgımız bütün içerikler web sitemizde ayittir kaynak belirtilmeden kulanılmamalıdır.